Girişimsel radyoloji uzmanı, çağdaş tıbbın en dinamik ve hızla gelişen dallarından birinin temsilcisidir. İleri görüntüleme teknolojileriyle yönlendirilen minimal invaziv müdahaleler sayesinde bu uzmanlar, pek çok hastalığı açık ameliyat gerektirmeksizin tedavi etme kapasitesine sahiptir. Hem tanısal hem de tedavi edici bir rol üstlenen girişimsel radyoloji uzmanları, hastanın yaşam kalitesini kısa sürede iyileştirme konusunda sağlık sistemine kritik katkılar sunmaktadır.
Bir girişimsel radyoloji uzmanı, tıp fakültesinde aldığı temel eğitimin ardından radyoloji ihtisasını tamamlamış ve akabinde girişimsel radyoloji konusunda ileri düzey bir uzmanlık sürecine girmiş hekimdir. Bu uzmanlar; bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), ultrasonografi ve dijital anjiyografi gibi gelişmiş görüntüleme yöntemlerini kullanarak vücudun içini gerçek zamanlı olarak gözlemleyebilir ve aynı anda müdahale edebilir.
Geleneksel cerrahiden farklı olarak girişimsel radyoloji, genellikle küçük bir kesik ya da iğne deliği yoluyla uygulanır. Bu sayede hastalar büyük cerrahi operasyonların risklerinden büyük ölçüde korunmuş olur. Uzmanlar bu süreçte hem tanı koyar hem de tedavi planını bizzat yürütür; dolayısıyla disiplinlerarası bir yetkinlik profiline sahip olmak zorundadırlar.
Türkiye'de girişimsel radyoloji uzmanı olabilmek için öncelikle altı yıllık tıp eğitiminin tamamlanması gerekmektedir. Ardından dört ila beş yıl süren radyoloji uzmanlık eğitimi, girişimsel prosedürlere özgü ileri uygulamalarla pekiştirilmektedir. Pek çok uzman, kariyerlerini ilerletmek için yurt içi ve uluslararası merkezlerde fellowship (ileri ihtisas) programlarına katılmaktadır.
Bu süreçte uzmanlar; damar içi girişimler, onkolojik ablasyon teknikleri, embolizasyon prosedürleri, biyopsi yönetimi ve tümör tedavisi konularında binlerce saatlik uygulama deneyimi kazanır. Sürekli mesleki gelişim ve güncel tıbbi literatürü takip etmek ise bu uzmanlık alanında kalıcı başarı için zorunludur.
Girişimsel radyoloji son derece geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir. Aşağıdaki başlıca alanlarda uzmanlar aktif rol üstlenmektedir:
Anjiyografi ve damar müdahaleleri
Damar tıkanıklıklarının açılması, stent yerleştirilmesi ve balon anjiyoplasti.
Radyofrekans ve mikrodalga ablasyon
Karaciğer, akciğer ve böbrek tümörlerinin ısıyla yakılarak tahrip edilmesi.
Embolizasyon
Tümörlerin veya myomların beslenmesini keserek küçültme ya da yok etme.
Görüntü eşliğinde biyopsi
BT veya ultrason rehberliğinde kesin tanıya yönelik doku örneklemesi.
Nöroradyolojik girişimler
Beyin damar anomalileri ve anevrizma tedavisi.
Venöz girişimler
Derin ven trombozu tedavisi, venöz stentleme ve port kateter yerleştirilmesi.
Bunların yanı sıra omurga ağrısı tedavisinde uygulanan vertebroplasti ve kifoplasti, safra yolları girişimleri, nefrostomi, drenaj işlemleri ve onkolojik hastalarda bölgesel kemoterapinin uygulandığı kemoembolizasyon da girişimsel radyolojinin ilgi alanları arasında yer almaktadır.
Girişimsel radyoloji yöntemlerinin geleneksel açık cerrahiye kıyasla sunduğu avantajlar, hem hastalar hem de sağlık sistemi açısından son derece değerlidir:
"Minimal invaziv girişimlerin yaygınlaşmasıyla birlikte pek çok hasta, onlarca yıl önce yalnızca büyük ameliyatlarla tedavi edilebilecek hastalıklardan artık birkaç saatlik bir işlemle kurtulabilmektedir. Bu dönüşümün mimarları girişimsel radyoloji uzmanlarıdır."
Teknoloji ile tıbbın kesişim noktasında konumlanan girişimsel radyoloji, inovasyondan en çok yararlanan tıp dallarının başında gelmektedir. Yapay zeka destekli görüntü analizi sistemleri, robotik kateter kılavuzları, 3 boyutlu görüntüleme entegrasyonu ve gerçek zamanlı füzyon görüntüleme teknolojileri bu alanda kullanılan yenilikler arasında sayılabilir.
Özellikle son yıllarda geliştirilen konik ışınlı BT (CBCT) sistemleri, girişim sırasında anjiyografi cihazının yüksek çözünürlüklü kesitsel görüntüler üretmesine olanak tanımaktadır. Bu da uzmanların müdahaleyi çok daha hassas biçimde planlamasını ve anlık olarak değerlendirmesini sağlamaktadır. Nano partiküller ve akıllı biyomalzemeler ile gerçekleştirilen ilaç salınım sistemleri de tümör tedavisinde devrim niteliğinde sonuçlar vermektedir.
Aşağıdaki durumların herhangi birinde bir girişimsel radyoloji uzmanına yönlendirilmeniz ya da bizzat başvurmanız önerilmektedir:
Doğru uzmanı bulmak, tedavi sürecinizin başarısı açısından kritik önem taşır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken birkaç temel ölçüt vardır: uzmanın sahip olduğu board sertifikasyonu ve uzmanlık belgesi, uyguladığı prosedür sayısı ve deneyim yılı, çalıştığı merkezin teknolojik altyapısı ve ekip yapısı ile multidisipliner tümör kurullarına katılım düzeyi bunların başında gelmektedir.
Üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile deneyimli kadrolara sahip özel merkezler, girişimsel radyoloji prosedürlerinin güvenle uygulandığı başlıca sağlık kurumlarıdır. İkinci görüş almaktan çekinmemek de özellikle karmaşık vakalarda hastaların haklarına en uygun yaklaşımdır.
Klasik bir radyolog ağırlıklı olarak görüntüleri yorumlar ve raporlar; ancak doğrudan müdahale gerçekleştirmez. Güdül girişimsel radyoloji uzmanı ise hem görüntüleme hem de tedavi edici girişim yapma yetkinliğine sahiptir. Başka bir deyişle, tanıyı koyup aynı anda tedaviyi de uygulayabilme kapasitesi bu iki mesleği birbirinden ayıran en temel özelliktir.
Prosedürlerin büyük çoğunluğu lokal anestezi ve hafif sedasyon altında uygulandığından hasta konforlu bir deneyim yaşar. İşlem sırasında bir miktar baskı veya gerginlik hissi olabilir; ancak yoğun ağrı beklenmez. İşlem sonrasında oluşabilecek hafif rahatsızlık ise genellikle standart ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.
Bu tamamen uygulanan prosedürün türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Günübirlik işlemlerde hasta aynı gün taburcu olabilirken, daha kapsamlı girişimlerde kısa süreli bir yatış gerekmektedir. Ancak açık cerrahi ile karşılaştırıldığında iyileşme süreleri çoğu zaman birkaç kat daha kısadır.
Uzman Değerlendirmesi İçin İlk Adımı Atın
Sağlığınızla ilgili kaygılarınız varsa veya size önerilmiş bir girişimsel prosedür hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız, deneyimli bir girişimsel radyoloji uzmanı ile görüşmek en doğru karar olacaktır. Doğru bilgiye ulaşmak, doğru tedavinin ilk adımıdır.
Doç. Dr. Volkan ÇAKIR, 1978 İstanbul doğumludur. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu ve 2011 yılında da aynı üniversitenin Radyoloji Anabilim Dalından uzmanlığını aldı. 8 yıl süreyle, kurucusu olduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümünde sorumlu hekim olarak çalıştı. Aralık 2019 - Ağustos 2024'te İzmir Tınaztepe Üniversitesi Galen Hastanesinde çalıştı. Ağustos 2024 itibariyle Dubai Fakeeh University Hospital 'da çalışmaya devam etmektedir.